14 Şubat 2012 Salı

Deneme

Saat sabah alti beyefendi sallanmak istedi bende ayagimda salliyorum indirince uyaniyor. Fena alistirdik :/

26 Aralık 2011 Pazartesi

gezme tozma

Sadece bir hafta için kuzucumla İstanbul'a geldik. Geldiğimiz günün gecesi kuzucum ateşlendi. Neredeyse 3 aydır hasta zaten. Heh tamam iyileşti dediğimi an tekrar başa dönüyorduk. K.B.B. ve AL.er.j.i doktorlarına götürdüm. Burnu fış fış ve kul.a.kla.rındada sı.vı bir.rik.mesi olduğu için. Hepsi temiz çıktı. Kr.e.ş.e gitmeyecek dendi. Mecburen evde takılacağız. Bakalım günlerimiz nasıl geçecek.

Bebekim (sarı kafam kendisini bu şekilde çağırıyor:D) hasta olunca benimde planlar aksadı. Görüşmek isediğim kişilerle görüşemedim yada çok az görüşebildim gezmek istediğim yerlere gidemedim. Önümde daha 3gün var. Plan yaptım bakalım inşallah bozulmaz. Bebekim bugun daha iyi inşallah daha da iyi olacak.


30 Kasım 2011 Çarşamba

Soğukkkkkk!!!!

Ankara çok soğuk. Neyseki dışarıya çıkmak zorunda değilim. Sadece oğlanı kreşten alırken ve eve birşeyler almak için. Şu sıra çalışmak zorunda olmadığıma memnunum :)

Kuzucum pek anlamlı konuşmuyor henüz. Tek tek kelimeler söylüyor. Çok fazla diil :) Aslında çenesi hiç durmuyor. Sürekli vıdı vıdı vıdı fekat hiçbirşey anlamıyoruz :) Kreşin faydası oldu gibi biraz zamanla daha iyi olacak inşallah.

Sabah erkenden uyandı. Tabiki ben uyanamadım. Steril hale getirdiğimiz odada ben koltukta uyuklamaya çalıştım. Beyefendide kendi kendine takıldı :) Bir ara yüzüme şap şap vurup "anneeeaaaa keeek keeekkk annneeaaaa" kalktım kek koydum tabagına sütle yedi onu (saat 07:00 civarı :S) daha dogrusu ben öyle sanıyordum. Bir baktım ağzından başka heryere gitmiş kek parçaları. Kalktım artık. Ne tembel anasın diyebilirsiniz ama uyku daha tatlıydı be:p Kendisi yemek yiyebiliyor istediği zaman. Amaç beni rahatsız etmek uyandırmak yoksa başka bir amacı yok :) eh bende mecburen ayıldım babasıda uyandı hazırlandılar cıktılar bende rahat rahat kahvaltımı yaptım. Şimdi annem aradı geleceklermiş. Gidip birşeyler alayım. Yemek hazırlamalıyım evde fazla birşey yok.

27 Kasım 2011 Pazar

çok şey değişti hiç birşey değişmedi

2006 yılında yazdıklarımı okudum hüzünlendim. Zaman aslında nekadarda çabuk geçmiş. O zamanlar bana hiç geçmiyor gibi gelsede. Aynen bugun oldugu gibi.
Şama maka yedi ay bitti bu şehirde. Alışamadım.
Geçmiş yazılarda hep işyerimden şikayet etmişim. Kurtulmak istemişim. Evet kurtuldum. Pişman değilim ayrıldıgım için. Fekat ufak bir ayrıntıyı atlamışım evde bu kadar sıkalacağımı hiç düşünmemiştim. Boş boş oturmak aylak aylak gezmek bir yere kadar. İnsan birşeyler ortaya koymak istiyor. Düşünüyorum neler yapabilirim diye hiçbirşey çıkmıyor. Eskiden yaptığım hobime dönsemmi dönmesemmi kararsızım. Düşüneyim biraz daha.
İkinci bebek düşünüyoruz uzun süredir. Yine olmuyor. Tekrar gidicem doktora. Tekrar tahliller muayeneler vs geriyor düşündükçe. Bir taraftanda yaş geçiyor. İyi bir doktor arıyorum. Galiba her birine gidip muayene olarak bulacağım iyi doktoru :)
Kuzucum haftaya sabah gidecek kreşe öğleden sonraları bize ait. Yapacak birşeyler buluruz elbet.

25 Kasım 2011 Cuma

Tembel ben :)

Ne kadar uzun zaman olmuş yazmayalı. Neler neler neler oldu. Askerlik bitti. Sarı kafam 2 yaşını devirdi. İki yaş bunalımlarımız başladı. İstanbul'daki yaşamımız bitti Ankara'da yaşamaya başladık. 6 senelik bunalımlı iş yaşamımdan istifa ettim. Evde yaydım yatıyorum. Kuzucumla birlikte günleri tüketiyoruz. Yarım gün kreşe gidiyor. Kalabalık bir ortamdan yalnız bir ortama gelince çok zorlandı. Kreşe çok kolay uyum sağladı. Daha neşeli daha mutlu bir çocuk oldu ve daha kaliteli zaman geçirir olduk. Ankara'yı sevemedik. Hiç arkadaşımız yok. Yavaş yavaş edinmeye çalışıyoruz. Birkaç blogger arkadaşımız var. Onlarla görüşmek bir türlü nasip olmadı inşallah ileriki günlerde görüşebiliriz. Çalışmanın beni nekadar baydıgını geçmiş yazılarımdan hatırlayanlar vardır. İstediğim durumdayım evdeyim ama hiiiç zevkli değil. İnsanın hiç arkadası yoksa ne yapacak. Gezmekte bir yere kadar. Dışarı çıksan kahve içmek istesen tek başına nereye kadar içeceksin. Hiç bir yeri bilmiyoruz. Yavaş yavaş öğreniyoruz. En çok yeme içme kısmında zorlanıyorum. İstanbul'daki çeşit ve kalite malesef burda yok. Araya araya bulacagız inşallah :D
Vaktim sarıkafamla geçiyor. Kitap okuyorum nette geziniyorum arada dısarı cıkıyorum başkada birsey oldugu yok :)

9 Şubat 2011 Çarşamba

zor çok zor

Gerim gerim gerildim yine. İnsanlarla uğraşması çok zor. Eh insansızda olmuyor :) Hayat şu sıra beni çok bayıyor. Tek eğlencem mutluluğum canım oğlum. Allah a binlerce şükürler olsun onu bana verdiği için.
Annemlerle yaşıyorum. Allah razı olsun çok destekler yardımcılar çok rahatım ama olmuyor insanın evi gibisi yok. 25 sene o evde yaşadım ama 5.5senedir kendime ait bir hayatım var ve ben ona feci alışmışım. Eşimi bu kadar özleyeceğimi düşünmemiştim. 100 günümüz kaldı nasıl geçecek hiç bilmiyorum. İşe gelip gitmesem vakit geçmezdi. Akşamlarıda oğlumla geçiyor o uyuyunca kitap okuyorum gün bitiyor.
Sarı kafam çat pat birşeyler söylemeye başladı. Neredeyse bütün dişlerini çıkardı. Çok yaramaz oldu. Sürekli gözümüz üzerinde heran birşey yapacak diye yüreğimiz hopluyor.
Eşim döndüğünde İstanbul'dan taşınıcaz. Başka bir büyükşehre gidicez. Onunda içsel sıkıntısı var sanırım üzerimde bakalım nasıl olacak.

3 Ocak 2011 Pazartesi

Soğuk

Donuyorum. Lütfen bu hafta kar yağmasın. Cuma yemin törenine gidicez. Allah ım lütfen haftaya yağsın. Rahat gidip gelelim.

Sarı kafam çok şükür daha iyi. Dört tane azı dişini birden çıkarmaya uğraşmaya daha keyifli olabilirdi. ama sanırım 2 yaşına gelmeden bütün dişleri bitirip sonrasında rahat etmek istiyor.

Haftasonu bol güneşliydi ama biz evde geçirdik. Eh napalım başka günlerde gezeriz inşallah.

31 Aralık 2010 Cuma

Otuzbiraralıkikibinon


Yılın son günü herkeste bir telaş bir heyecan. Bende zerresi yok. Dün gece zor geçti. Sarı kafam çok hasta. Uyuyamadı öksürdü kustu öksürdü kustu öksürdü kustu. Ağladı ağladı ağladı. Gece 2ye gelirken annem devraldı nöbeti bende sızmışım. Allah razı olsun.
Dün aniden başlayan diş ağrımla kendimi dişçide buldum ve sonuç nurtopu gibi bir kanal tedavili diş. Şimdilik ilaç koydu haftaya işlemi tamamlayacak. Hafiften ağrıyor.
Eşimi çok özledim. Bir hafta kaldı görüşmemize. Yakın safak 7 :p
Sağlıklı bir yıl olsun herkes için....

27 Aralık 2010 Pazartesi

Aslında geçiyor...

Eşimi ziyaret ettik. Çok özleşmişiz. Sarı kafam da babasını çok özlemiş. Başını koydu babasının göğsüne hiç kımıldamadan yarım saat oturdu. Arada baktı babasına güldü sonra yine koydu başını. Eh yarım saat yetti sonrasında hiiç oturmadı bizide oturtmadı :D Herkese laf yetiştirdi. Temizlik yapan askerlere şuralarıda temizle diye komutlar verdi ama kelimeler anlamsız çıkıyor ağzından tabii :)) Zor ayrıldık. 6 saat nasıl geçti anlamadık. Bir sürü yiyecek götürmüştük hiç birini yemeden getirdik. Çok zorlanıyor. Herkes gibi ama askerlik hassas insanları daha çok yıpratıyor. İnşallah bundan sonrasında daha rahat geçirir. 15 gündür orada daha sıcak su yüzü görmedim diyor. Çok kötü :(( Yemek seçmediği için sanşlı. Komutanından 8 yaş büyük ve hakarete uğruyor. Nekadar kompleksiz bir insanda olsa ağır geliyor bu tip şeyler. Yemin törenine 10gün kaldı. Şimdilik onun heyecanı var.

Yazacak çok şeyim vardı ama işyerinde birşeyler oldu sinirim bozuldu dikkatim dağıltı. Kalsın.

23 Aralık 2010 Perşembe

Günaydın

Şef yok rahatım dedim müdür yapıştı bir sürü iş verdi ama kafamda saman gibi. Sarı kafam sağolsun 5.5 da uyandı sonrada kımıl kımıl kımıl deli etti beni. Beyefendi uyanmış ben duymamışım. Beşikte dikilmiş hooo looo hheee diye sesler çıkarıyor. Gözümü bir açtım ağzındaki emziği aldı küt yere attı sırıtıyor birde. Aldım yanıma yok uyumuyor serseri. Kalktım mama hazırladım biraz içti öyle yatıyor gözler sonuna kadar açık. Uyusana olum dedim. Tepkide yok. Döndüm arkamı yattım bende :) Baktım uyumuş.Bende kesik kesik uyuyunca kafam bir garip oldu. Neyse yanlış yapmadan şu işi hallederim umarım.

Eşimle dün yarım saat kadar konuştuk. Yarım saat boyunca ağladı durdu.Bbende kötü oluyorum o öyle yapınca. Dün doktora gitmişti kalbine bakacaklardı. Çok şükür ciddi birşey yokmuş. Efor testi yapmamışlar alet yokmuş. Komutanına söyle seni zorlamasın demiş doktor. İnşallah dinler komutan çok ters biri değilmiş. Hastanede beklerken 1.5 yaşlarında bir çocuk görmüş oğlan aklıma geldi çok kötü oldum diyor. Keşke çocuk doğmadan gidip geleydi benim hasretim bu kadar yıpratmazdı :) telefonda cazgırlık yapar adama ohh kafamı dinleyeyim moduna sokardım ama işin içine çocuk girince elin kolun bağlı kalıyor :/